Ferdi Kaza ve Hayat Sigortalarında Riskin Gerçekleşip Gerçekleşmediğinim Araştırılması ve Sigortalı......Hakkında Genelge,

2013/21 sayılı Genelge ile 20/12/2013 tarihi itibarıyla yürülükten kaldırılmıştır.

 

FERDİ KAZA VE HAYAT SİGORTALARINDA RİSKİN GERÇEKLEŞİP GERÇEKLEŞMEDİĞİNİN ARAŞTIRILMASI VE SİGORTALI, LEHTAR YA DA VARİSLERİN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA GENELGENİN (2013/15 ) YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASINA İLİŞKİN GENELGE

(2013/12)

Ferdi Kaza Ve Hayat Sigortalarında Riskin Gerçekleşip Gerçekleşmediğinin Araştırılması Ve Sigortalı, Lehtar Ya Da Varislerin Tespit Edilmesi Hakkında Genelge (2013/15 ) yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Hazine Müsteşarlığından:                                                                             13/09/.2013          

 

 

FERDİ KAZA VE HAYAT SİGORTALARINDA RİSKİN GERÇEKLEŞİP GERÇEKLEŞMEDİĞİNİN ARAŞTIRILMASI VE SİGORTALI, LEHTAR YA DA VARİSLERİN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA GENELGE

         (2013/15 )

 

Ferdi kaza sigortalarında kaza sonucu ölüm, hayat sigortalarında ise vefat veya yaşama durumlarında hak sahibinin belirlenmesini teminen sigortalılar, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri (NVİ) tarafından hazırlanan Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) ve Ulusal Adres Veri Tabanında (UAVT) tutulan bilgileri çerçevesinde Kimlik Paylaşımı Sistemi (KPS) aracılığıyla Şirketler tarafından yaşama ile ölüm durumları açısından sorgulanacaktır.

Şirketler sorgulama sonucunda elde edilecek bilgiler neticesinde sigortalıya, lehtara ya da poliçede lehtar belirtilmemişse varislerine de poliçe üzerinde yazılı bilgilere ilaveten adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde kayıtlı adresler de dâhil olmak üzere tüm iletişim yolları (iadeli taahhütlü mektup, telefon, e-posta vb.) aracılığıyla gerekli bildirimleri yapmak zorundadırlar.

Sigortalıya, lehtara ya da varislere ulaşılıp ulaşılmadığına bakılmaksızın sorgulama sonucuna bağlı olarak şirketler tarafından muallak tazminat dosyası açılması ve riskin gerçekleştiği tarih itibariyle tazminat tutarının tespit edilerek muallak tazminat karşılığının ayrılması şarttır.

Bahse konu sorgulamanın zaman aşımı süresi doluncaya kadar 31 Mart, 30 Haziran, 30 Eylül ve 31 Aralık tarihleri itibariyle, Şirketler tarafından yılda en az dört kez yapılması şarttır.

Ancak tüm iletişim yolları (iadeli taahhütlü mektup, telefon, e-posta vb.) aracılığıyla sigortalıya, lehtara ya da varislere 1 ay içinde ulaşılamaz ise zaman aşımı süresi doluncaya kadar bu defa Şirketlerin internet sitesinin ana sayfasında dikkat çekecek bir şekilde “Ferdi Kaza ve Hayat Sigortalarında Sigortalı, Lehtar Ya da Varislerin Tespit Edilmesi” isimli bir link ile doğrudan Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliğinin (Birlik) internet sayfasına erişim sağlanacak ve bu alanda sigortalının veya lehtarın varislerinin kimlik bilgilerine (T.C. kimlik numarası) göre sorgulama yapılması mümkün kılınacaktır.

Listeler, Şirketler tarafından her yılın Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının sonuna kadar güncellenmiş olarak Birliğe gönderilir. Ocak ayı sonuna kadar gönderilecek listenin bir önceki yılın Aralık ayı sonundaki durumu, Nisan ayı sonuna kadar gönderilecek listenin içinde bulunulan yılın Mart ayı, Temmuz ayı sonuna kadar gönderilecek listenin içinde bulunulan yılın Haziran ayı ve Ekim ayı sonuna kadar gönderilecek listenin içinde bulunulan yılın Eylül ayı sonundaki durumu yansıtması gerekmektedir.

Birlik, bu listeleri konsolide edilmiş olarak kendi internet sitesinin ana sayfasında kimlik bilgilerine (T.C. kimlik numarası) göre sorgulanabilecek şekilde yayınlar. T.C. kimlik numarası bulunamayan kişiler için “Ad-Soyad” bilgilerine ilave olarak varsa “Doğum Tarihi, Ana-Baba Adı” bilgilerinin girilerek sorgulama yapılabilmesi için gerekli alt yapı Birlik tarafından kurulur.

Birlik, şirketler tarafından ilgili bilgilerin Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında kendisine gönderildiğini takip etmek ve ayrıca söz konusu yükümlülüğü yerine getirmeyen şirketleri düzenli olarak Müsteşarlığa bildirmek zorundadır.

Bahse konu sorgulama sonucunda söz konusu poliçe teminatına bağlı olarak belirtilen tutarlar, ferdi kaza sigortalarında kaza sonucu ölüm, hayat sigortalarında ise vefat veya yaşama bağlı teminatlarda IBNR hesaplaması yapılmasına ilişkin usul ve esaslar ise şu şekilde değişecektir:

1.Kaza branşında vefat teminatı kapsamında yapılan tazminat ödemelerinin, ayrılan muallak tazminat karşılıklarının, tahsil edilen rücu ve sovtaj gelirleri ile rücu ve sovtaj gelirlerine ilişkin alacakların ve bu tutarlardan kaynaklanan tüm dosya sayılarının Aktüeryal Zincirleme Merdiven Metodu (AZMM) üçgenlerine dahil edilmemesi gerekmektedir.

2.Hayat sigortası için yapılacak IBNR hesaplamasında yıllık ortalama teminat olarak vefat ve yaşama ihtimali dışında verilen teminatların ortalaması, bilanço tarihinden sonra ihbar edilen ve bilanço tarihinden öncesine ait tazminat talepleri olarak da yine vefat ve yaşama ihtimali dışında yapılan tazminat talepleri dikkate alınacaktır.

3.Yukarıda belirtilen durumlar için, geçmiş altı yıllık istatistikler kullanılarak bu tip teminatlarda tazminat talebinin yargıya taşınma oranı gibi sonradan karşılık ayrılmasını gerektirecek durumlar belirlenir ve IBNR bu seviyede artırılır.

Diğer yandan, bankalar veya ilgili mevzuata göre borç verme konusunda yetkili merciler tarafından ruhsatlandırılmış gerçek veya tüzel kişilerden borç alınması esnasında, söz konusu gerçek ve tüzel kişilerin lehtar olarak belirlendiği ve sigorta teminatının alınan borç veya kalan borç ile ilişkilendirildiği sigortalarda, riskin gerçekleşmesi halinde bankalar ile anılan gerçek ve tüzel kişilere söz konusu borcun ödenmesi sigorta şirketinin yükümlülüğüdür.

Ancak, zaman zaman sigorta teminatının varlığından habersiz olunması nedeniyle riskin gerçekleşmesinden sonra bankalar ile bu gerçek ve tüzel kişilere sigortalılar ya da varisler tarafından borç ödemesi devam ettirilebilmektedir. Öncelikle, yukarıda bahsedilen şekilde borç alınan bankalar ile gerçek veya tüzel kişilerin lehtar olarak belirlendiği sigorta sözleşmelerinde riskin gerçekleşmesinden sonra, kalan borç Şirketlerce bankalar ya da bahse konu gerçek ve tüzel kişilere ödenir.

Ayrıca riskin gerçekleşmesinden sonra Şirketlerce bankalar ile bahse konu gerçek ve tüzel kişilere ödeme yapılıncaya kadar geçen süre içinde sigortalılar ya da varislerince bu kuruluşlara yapılan borç ödemesi varsa, bu tutar Şirketlerce yasal faizi de ilave edilerek tazminat ödemesi olarak sigortalıya, lehtara ya da varislerine ödenir. İlave olarak, anılan borcun sigorta teminatı kapsamında ödendiğine dair sigortalıya, lehtara veya varislerine bildirim yapılır.

Bu Genelge yayımı tarihinde yürürlüğe girer.