Hazine Müsteşarlığından:                                                                          04.07.2012

SİGORTA SÖZLEŞMELERİNDE BİLGİLENDİRMEYE İLİŞKİN YÖNETMELİĞİN  UYGULANMASI HAKKINDA GENELGE III

(2012/9)

 

Bilindiği üzere, 28.10.2007 tarih ve 26684 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü, sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirilir. Bilgilendirmenin yazılı olarak yapılması esastır. Ancak, telefon, çağrı merkezi, internet ve benzeri iletişim araçları kullanılarak uzaktan pazarlama yöntemleriyle yapılan sigorta sözleşmelerinde olduğu gibi sözleşme taraflarının fizikî olarak karşı karşıya gelmesinin ve işin gereği olarak yazılı bilgilendirme yapılmasının söz konusu olmadığı hâllerde yazılı bilgilendirme şartı aranmayabilir. Ancak, sigortacı asgari bilgilendirmenin yapıldığını ispatla yükümlüdür. Bu kapsamda yer alan işlemlerin niteliği ile yapılacak bilgilendirmenin şekline ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça belirlenir.” hükmünü amirdir.

 

Bu yetkiye dayanılarak Müsteşarlığımız tarafından çıkarılan “Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin Uygulanması Hakkında Genelge II (2008/12 Sayılı Genelge)’de sözleşme kurulmadan önce tüketicilerin zamanında ve doğru bir biçimde bilgilendirilmesinin temel amaç olduğuna vurgu yapılarak, tarafların fiziki olarak karşı karşıya gelmesinin mümkün olmadığı hallerde yazılı bilgilendirmenin aranmayabileceği hükmü sevkedilmiştir. Bu kapsamda; telefon görüşmelerinin kayıt altına alınması, teyitli elektronik posta, faks, taahhütlü mektup, kurye taşımacılığı ile internet üzerinden yapılan satışlarda bilgilendirme formunun internet ortamında görüntülenmesi ve müşteriden elektronik ortamda teyit alınması hallerinde de bilgilendirmenin yapılmış sayılacağı kabul edilmiştir.

 

14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun “Aydınlatma yükümlülüğü” alt başlıklı 1423 üncü maddesinin birinci fıkrası; “Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.”, ikinci fıkrası; “Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.”,  üçüncü fıkrası; “Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler” hükümlerini amirdir.

 

6102 sayılı Kanunun 1423 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası birlikte değerlendirildiğinde Hazine Müsteşarlığının, bilgilendirmenin yazılı yapılmasındaki amaca uygun şekilde başka bilgilendirme usullerini de belirleyebileceği sonucuna varılır. Bu çerçevede, Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin Uygulanması Hakkında Genelge II (2008/12 Sayılı Genelge) halen geçerlidir.